SATILIK GAYRIMENKULKİRALIK GAYRIMENKUL ŞUBELERİMİZHAKKIMIZDAANASAYFACAZİPLEREMLAK ALIRKENİNSAN KAYNAKLARIİLETİŞİM
AYIN GAYRIMENKULÜ
Depo & Fabrika / Satılık
Selçuklu /konya /Konya
Satılık Fiyatı : 5.000.000 YTL
YATIRIMCIYA
Çiftlik-Tarla / Satılık
ÇİFTLİK-Hayvancılk ve Tarım için, Konya İli Hudutları içinde Yaylalar Merkez-Karatay-Selçuklu/Konya
Satılık Fiyatı : 150.000.000 YTL
Döviz Kuru Bilgileri
Ziyaretçi İstatistikleri
Şuan Sitede 1
Bugün 122
Bu Ay Toplam 5834
Genel Toplam 51570
BİZDEN HABERLER
» NASIL BAĞIMSIZ YARGI ?
Hakimler Savcılar Yüksek Kurulu atama kararlarının gecikme sebeleri neler olabilir ? diye sorular soruluyor. Efendim, Özellikle Ergenekon Savcı ve Yargıçlarının atamaları ile ilgli kilitlenme olduğu kesin. Yüksek kurulun istemi açık. Her kim olursa olsun, her ne görevde bulunursa bulunsun, Görev süreleri bitenlerin, atamaları yeni görev yerlerine yapılır.

» KÜRT AÇILIMI
Yahu allah aşkına, Terörle mücadelenin adı ne zaman KÜRT açılımı oldu ?. Kürtlerle biz asırlardır birlikte yaşıyoruz, ne zaman problemimiz oldu ? Ne zaman açılım yada kapalım yaptık ? Yatırım derseniz, Batı ve ve diğer bölgelere yapılamıyan yatırımlar yapıldı doğuya. Devletin bütün üst kademelerinde ve brokrasinin % 90 lık kesimi kürtlerden oluşuyor. Bugüne kadar bunlar açılımlamı yapıldı ? Ve neleri kapatıldı ? Allah için söyleyin de açılsın ? Konya´ya sadece 50 km. mesafede, köyler var. Allah rızası için gidin bakın ve sorun...Bozkır´ın, Hadim´in köylerine gidinde bir bakın...Ermenek´e gidinde bir bakın... Elektrik, telefon ve içme suyu ne zaman gelmiş ? Bugün bile böyle geri kalmış köy ve kazalar, Doğu anadoluda varmı ? Veya burada peki ne açılımı olacak ? Bunun adıda TÜRK açılımı mı olacak ? Veya biz Yörüğüz. Yörük açılımımı isteyelim ? Karadeniz bölgesind de Laz açılımı mı Olacak ?...Sonra bunun adını Kürt açılımı diye , Ne idiği belirsiz olan, Kendisi Kürt bile olmıyan, Terörist ve Hainlerin başı olan hain oğlu hain başının, kaleme aldığı maddelerle uğraşıyorsunuz ? Ve işin en garibi Cumhurbaşkanı Gül´ün deyimiyle Kürt sorununun iyi şeyleri bunlarmı ? Tayyip Erdoğan´ın dediği, Kürt meselesi bunlarmı ?Allahtan korkun YA !!!! Sayın ikili: Satılmış bu hainlerin başının, sözü ve açılım söylemleri, T.C. devleti felsefesine ve Kuruluş amacına yakışırmı ? .....Kürt açılımı demek Kökenlerin arasını açmak demektir. Kürt açılımı demek Etnik bölücük demektir. Kürt açılımı demek, Köken aşiretçiliği demektir. Kürt açılımının arkasından Osmanlı Modeli gelecektir. Aşiretçilik modeli gelecektir. Kabilecilik gelecektir. ABD nin istediği gibi BOP dan dolayı aşiretlere, kabilelere bölünmüş bir Türkiye gelecektir. Bu açılımın esas amacı Cumhuriyetçiliği ve Millileşmeyi durdurp, Arap aşiretçiliğini ve köken aşiretçiliğini ve kabileciliğini yerleştirip Arap Ümmetçiliğini yerleştirmek olacaktır sonuçta. Daha doğrusu, Ülkeyi bölecektir, ve Cumhuriyetin temeli oyulacak bu anlayışla... Siz kimleri kandırmaya çalışıyorsunuz. Amacınıza ulaşmak için önce AB yi kullandınız, BOP un uygulanması içinde şimdi kürt meselesi diye var olmıyan ve aslı esasıda olmıyan bir KÜRT meselesi ortaya attınız. Bu ülkenin Kürt Sorunu diye bir sorunu Varmı ?...Bu ülkenin satılmış hainler kaynaklı TERÖR meselesi vardır. Sayın ikili veya birbaşka anlamda, Sayın GÜL ve ERDOĞAN ??? Bu ülkede Terör meselesi vardır ve bu meselede En Büyük taraf sayıları 30.000 lerin üzerinde olan ŞEHİTLER ve AİLELERİDİR. Siz hangi tarafsınız ? Siz bir kere tarafmısınız onu bir araştırın. Sizin şehidiniz varmı ? O zaman karşı taraftanmısınız ? Safınızı ve yerinizi TÜRK milletinin önünde açıklayınız. Siz geldikten sonra bunlardan söz edenlerden oldunuz...Terör Örgütü lafını kaldırıp, adını Kürt Meselesi ve Kürt açılımı diye koydunuz. Malesef de Terör Örgütü diye bu Milletin esas Yurtseverlerini Ergenekon terörö Örgütü ifadesiyle yer değiştirdiniz. Allah size biraz daha fazla Ülke ve Vatan sevgisi verseydi ne olurdu ? Cenabı Allah size belki biraz daha fazla bir Vatan ve Ülke sevgisi verirde bu eylemlerinizden vaz geçersiniz. Eğer böyle olmazsa da, İnşaallah bunların hesabı bir gün siz ikiliden sorulur...Hatta, keşke Sayın Bahçeli´nin attığı ipi alsaydınız... Belki ipi bulacak zamanınızda olmıyabilir, sayın ikili....

» RUHUN ŞAAD OLSUN, BÜYÜK REİS;
Üşüttün bizi Reis, Değerli dostum, Değerli arkadaşım, Değerli Ülküsever, Değerli Ülkesever, Değerli Yurtsever, Değerli Büyük, Değerli Büyükler Büyüğü, Reislerin Enbüyüğü, Değerli İnsan Sayın Muhsin YAZICIOĞLU ; Çaresisiz... Kabrin Cennet ve Ruhun ŞAAD olsun... En çok beni Üşüttün Reis....

»
YURTSEVERLER. Davos’ta olanlar, esasında Başbakan nezdinde, Türkiye Cumhuriyetine yapılan bir saygısızlık ve kabalık. Başbakanın tepkisi, normal bir vatandaş tepkisi kadar da normal. Ancak bu bir kahramanlık veya bir Fatihlik falan da değil. Allah rızası için bu başbakanı Fatih veya Kahraman yerine koymayın. Orada ben olsam ne yapardım ? diye kendinize sorun. Orada kim olursa olsun veya bir başka anlamda benim mahallemden herhangi bir komşuda (Ben Konya-Yenimahalle´de ikamet ederim.) veya dağdaki çobanda, o tepkiyi gösterir veya dahada değişik olurdu. Zira o topraklarda biz 1000 sene hüküm sürdük ve bir kişinin kaşı eğilmedi. ABD desteği ile, Ne idiği belirsiz bir etnik gurup geldi ve huzur bırakmadı o topraklarda sayın başbakan .. O topraklarda yani bizim topraklarımızda at oynatıyorlar. Peki Aynı başbakan, Doğan Medyasına ait yayınları boykot çağrısı yapıyorda, "İsrail Mallarını ve ABD ürünlerini Boykot edin" diyebiliyormu ? ESAS FATİHLİK VEYA KAHRAMANLIK BUNA DENİR İŞTE...Üstüne üstlük Milli Eğitim bakanlığı bünyesinde ki tüm kurumlara Tamim gönderiyor. Sakın İsrail ve ABD düşmanlığı konusunda öğrencileri V.S. körüklemeyin. diye... Yahu bu kahramanlık ve Fatihlik neyin nesi... Allah rızası için iyi düşünün... BU ŞOVUN ADINI KOYUN... Gene Allah rızası için Yurtsever, Ülkesever ve Ülküsever inançların yanında yer alınız...Zira bu şowlara kanmayınız Allah rızası için... Bu tip şowlara alışın artık. Her zor durumlarda veya seçimler öncesinde bunlar veya buna benzer şowlar yapılacaktır. Başkaca çareleride yoktur.

» AYIP BEE... "KARGALAR BİLE GÜLER"
Yıllarını ve ömrünü terörist örgütlerle mücadele için ayırmış, bir dönemin terörünü bitirmiş, bu konu ile tüm ayrıntı, taktik ve stratejileri harfiyen bilen bir kişi ve Özel Harekat başkanlığı da yapmış olan bir şahıs, Şimdide Kanun dışı bir örgütlenme ile Devleti yıkmaya ve yönetimi devirmeye yeltenip, yeni kurmuş olduğu yeraltı örgütünün listesini not defterine yazacak ve bilgisayarında saklıyacak, üstelik bu kirli amaç için silahlar elde edecek ve bu gizli silahları gömdüğü alanların krokilerini çizip masa üzerindeki günlük not defterinde ve bilgisayarında saklıyacak.... Bir emekli generaller ve muvazzaf subaylar düşününki, ordudan çalmış oldukları silahlarla ihtilaller yapacak ve bu silahları gömdükleri yerlerin krokilerini günlük defterlerindeki gizli notlar arasında ve bilgisayarlarında saklıyacaklar. İhtilallerle ilgili konuşmaları telefonlardan konuşacaklar ve tedbirsizce davranacaklar. Ve bu insanların tümü Terörle bizzat mücadele edip ülkenin bağımısızlığı ve CUMHURİYET uğruna baş koyan kişiler. Bir kere, bilinmelidirki TSK içhizmetin kendine verdiği yetki çerçevesinde Müdahale hakkı doğarsa, Müdahale eder. Yani bir anlamda kaosa ve kargaşa ortamına ihtiyaç duymaz. Ve bu insanları Hain terör örgütünün, dağlarda Ülkenin güvenlik kuvvetlerine ateş eden ve yavrularımızı şehit eden Hain, şekilsiz ve insan bile olamıyacak karakterde satılmış ..leri ve dolandırıcıktanmahkum edilmiş, kişiliksiz ve hormanal hastalıklı ve hiç bir insani yanı olmıyan bir hain yılanı, TRT gibi devlet TV sine şahit olarak çıkaracaksınız, bunun içinde halkın parasını harcıyacaksınız, kamera ve adliyelerde şahit diye nazari itibara alarak yurtseverlerimizi mahkum ettirmeye çalışacaksınız ve size kimse gülmeyecek....Belkide bu haham bozuntusunu mahkum edenler ile, bu davada iddia makamında bulunanlar, aynı kişilerde olabilir. Ve bu Ülkesever insanları Hain terör örgütünün elebaşısı Hain APO …EĞİ ile aynı kefede yargılayanlar.. O haine bir ADA tahsis edip rahat ettirenler, yalnız sıkılıyor diye diğer yanına koyacakları eş mahkumlar için, bu ülkenin vatandaşının verdiği paralarla yeni modern ceza evi yapanlara sormazlarmı ?.. VE YA SORULMIYACAKMI BUNUN HESABI... "Neden O hain İti kapalı cezaevlerine koymuyorsunuz ? Bu Yurtsever insanların hücrede mahkum ettirmeye çalışıyosunuz ? Yüreğiniz varsa o haini gönderin Herhangi bir Kapalı ceza evine de bir gecede ne olacağını görün. Unutmayınki ; Bu ülkenin Misak-ı Milli hudutları çizildiğinde nüfusumuz 10.000.000-15.000.000 idi. Şimdi ise 70.000.000 nüfusumuzla bu topraklar bize az gelir ve yetmez durumda. Bizden toprak istiyen hainler ve bu ülkeyi Kürt-Türk diye veya Müslüman-Kafir diye veya şöyle böyle bölmek isteyenler iyi düşünsün ve YURTSEVER ile VATAN SEVERLERİ iyi ayırtetsinler. Sanki Terörle Mücadele bir İnsanlık ayıbı imiş...... Bu ülkeyi kim bölmeye çalışıyor ?...Sanki birde Mesele CUMHURİYET ve LAİKLİK miş gibide geliyor insana...F tipi bir ihtilal provası ve F tipi bir uygulama gibide geliyor. İnşaallah boynunuz, Boyunuzun altında kalır...Böyle de değildir... Çok iyi düşünün ; Yaptığınız oyunlara Kargalar güler, Sizlerede çok ağlıyanlar bulunmaz.Kim Kime ağlar görürsünüz...

» CUMHURİYETİN ANLAMI
On gün sonra Cumhuriyet’imizin ilanının 89.uncu yılını kutlayacağız. Nasıl bir ortamda? “Açılım” projeleriyle ulus bütünlüğümüzün ayrıştırılmaya çalışıldığı, ortak değerlerimizin değil, “farklılıklarımızın” öne çıkarıldığı, Cumhuriyet’imiz tartışılırken “Yeni Osmanlıcılık” modelinin önerildiği bir ortamda! AB’nin, “Atatürk’ü koruma kanununu kaldırın; Atatürk’ün fotoğraflarını devlet dairelerinden indirin” diye dayattığı, bir ortamda! Kimi Cumhuriyet yöneticilerinin; “80 yıllık Cumhuriyet milleti perişan etmiştir” diyerek oturdukları Cumhuriyet koltuklarını devirmeye çalıştıkları bir ortamda! Daha? “Milli egemenliğin kısmen devrinde ayıp ve günah yoktur” gibi onursuz fetvaların (!) verildiği, yobazlığın dal-budak saldığı bir havada! Dahası var; Cumhuriyet’çilerin “F tipi hücrelerde” ölüme terk edildiği bir havada kutlayacağız Cumhuriyet’imizin 89.uncu yıldönümünü! Bunları sıkıntı yaratmak için yazmıyorum; tehlikelere dikkatinizi çekiyorum. Umutsuz değilim/değiliz. Türkiye’de Atatürkçüler ve TC sonuna kadar yaşayacaktır, TC’nin bahtsızları kesinlikle hüsrana uğrayacaklardır. Karşılaşmakta olduğumuz ve bundan sonra da karşılaşabileceğimiz en büyük tehlike dışarıdan değil, içeriden geliyor. İç tehlike, “din” rengine bürünerek yaşayabiliyor. Bu tehlike, “Atatürk şeriatı kaldırdı, laiklik dinsizliktir, saltanat ve hilafet İslam demektir” gibi sinsi ağızlarla zehir kusuyor. Dini kesimlerin çoğu bu yalana katılarak yahut sessiz kalarak tehlikeyi ayakta tutuyor. Oysa İslam dini bize yöneticilerimizi seçme, ehil kişilere görev verme, istişare ve müşavereyi (Demokrasi-Cumhuriyet) hayata geçirme hakkını veriyor. Şu Kuran ayetleri bu bakımdan düşünmeye değer: “Şüphesiz Allah emanetleri ehline vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğiniz zaman adaletle hükmetmenizi emrediyor.” (Nisa:58) “İşini onlara danış…” (Ali İmran:159) “…İşleri kendi aralarında danışma iledir.” (Şura:38) Artık Diyanet İslam’ın bir demokrasi/cumhuriyet sistemini öngördüğünü, Atatürk’ün İslam ile ters düşmediğini anlatmalıdır. Müftüler Cumhuriyet Bayramına: Hatırlanacağı üzere Cumhuriyet Bayramı kutlamalarına hep valiler, kaymakamlar, belediye başkanları, subaylar, emniyet mensupları, öğretmen ve öğrenciler katılırlar. Dikkatinizi çekti mi bilmiyorum; Cumhuriyet Bayramı gibi milli bayramlara Diyanet mensupları katılmazlar. Niçin? Cumhuriyet Bayramı hepimizindir. Türkiye, diğer meslek gruplarının elemanlarını kucağında barındırıp beslediği gibi, müftü, vaiz, imam vb kişileri de kucağında barındırıyor, besliyor. Öyleyse bu kesim de milli bayramlara katılmalı, Atatürk anıtlarına çelenkler koymalı, Cumhuriyet’imizin diğer kurum ve kesimleriyle bu noktada kaynaşmalı, birleşmeli. Geriye bakıp düşününüz, vaaz ve hutbelerde Cumhuriyet Bayramı ve Atatürk ya hiç anılmaz, ya da “yasak savan” cinsinden bir iki cümleyle es geçilir. Bu yaklaşımı da değiştirmeliyiz. Bu bir eksikliktir, eksikliği de gidermeliyiz. Aksi halde biz Türkiye’de hep, “Atatürk-din-laiklik” tartışmasını yaşarız, yeni nesillere hep Atatürk-Demokrasi-Cumhuriyet kuşkusunu aktarırız. Öyleyse burada öneriyorum: Ankara’da Diyanet İşleri Başkanı, İl ve İlçelerde müftüler bayram kutlama heyetleriyle birlikte Anıt Kabir yahut Atatürk anıtlarına gitsinler, Atatürk’e saygılarını sunsunlar. 30 Ekim günü vaazlar Atatürk ve Cumhuriyet sevgisini anlatsınlar. Cumhuriyet haftasında bütün cami ve Kuran kurslarında, din görevlilerimiz başta Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, Cumhuriyet’imizin kuruluşuna hizmet edenlerin ruhlarına hatimler insinler, mevlitler okusunlar. Düşüncelerimi yadırgamayın, tartışalım. Eksiklerim varsa tamamlayın, olgunlaştıralım. Atatürk bizden birisidir; kendisiyle bütünleşelim. Türkiye’de çoğumuz cahil, akıl ve bilim düşmanı, din simsarı ve din bölücüsü nice cübbeli-sarıklı-şalvarlı kişilerin karşısında, onların “şeyh, üstat, hazret, ermiş” olduklarına inanarak put gibi duruyoruz; ellerini öpüyoruz, ayaklarına kapanıyoruz, kazancımızı verdiriyoruz, onurumuzu kaybediyoruz, yuvamızı dağıtıyoruz. Onların karşısında ezileceğimize, Atatürk’ün karşısında dimdik dursak; “kadirşinaslık etsek, köleliğe son versek” ne kaybederiz? Türk milleti 23.Nisan.1920’de, emperyalist işgalci batılılara “ölmedim, esir olmam, onurumu çiğnetmem” dedi. Türk milleti 30.Ekim.1923’te de, “insanlığın bir parçasıyım, boynumu eğmem, sürü değil vatandaşım” dedi. Bu gerçekleri biraz derinlemesine yorumlayalım. Hicret ve Cumhuriyet Bayramı: 29 Ekim’lerde bizler, Hz Muhammet’in Mekke’den Medine’ye göçünü (hicret) hatırlayalım. Mekke’den Medine’ye göç neden yapılmıştı? Peygamber ve arkadaşlarına Mekke’de yaşama ve inanma hakkı verilmemişti, esir edilmişlerdi de o göç bu zulümlere son vermek için yapılmıştı. Peygamber ve yanındakiler Medine’ye yaklaşınca, Kuba köyünde coşkuyla karşılandılar. Yolcular ve Medineliler sevinç gözyaşlarıyla Medine’ye girdiler, bayram ettiler. Neden? Çünkü özgürlüklerine kavuştular, bağımsızlıklarını ilan ettiler, devletlerini kurdular. Hicret nasıl bir kurtuluş ve kuruluş ise, Kurtuluş Savaşımız ve bu savaşımızın taçları olan 19 Mayıs, 23 Nisan ve 29 Ekim günleri de bir kurtuluş ve kuruluştur. On beş asır farkla gelişen bu olaylar birbirlerine çok benzerler. “Medine sözleşmesi” insan onuruna yaraşır bir hayat tarzı getirdiği gibi, 1924 Anayasası da insan onuruna yaraşır bir hayat tarzı getirmiştir. 29 Ekim 1923’ten beri insan olma, onurlu yaşama çizgisinde bayağı mesafe aldık. Ancak son yıllardaki bazı gelişmeler yönümüzü geriye çevirdi. Örneğin şimdilerde AB yasaları anayasamızın üstüne çıkarıldı, kendimize göre hazırlayıp yürürlüğe koyduğumuz yasalar kaldırılıyor, harici isteklere göre yasalar çıkarıyoruz. Bunun adını “uyum/bütünleşme” koydular ama değildir; bu uyduluktur. “Köleleşmeye doğru” gidiyoruz. Çevremizdeki hayvanlara bakalım; onlar bilerek kapana kısılmıyorlar, hürriyetlerini koruyorlar. Atatürkçü ve Cumhuriyetçi Müftüler: Ulusal egemenliğimizin ve özgürlüklerimizin kazanılıp korunmasında bugünün Diyanet camiası “Kurtuluş Savaşı” yıllarının din görevlilerini örnek almalılar; sıkıntılarımızın aşılmasında üzerlerine düşen görevi yapmalılar. Çevredeki bütün müftü, vaiz ve imamları toplayarak Atatürk’ü Amasya’da coşku ve heyecanla karşılayan kişi Amasya Müftüsü Hacı Hafız Tevfik Efendi idi. O ileri görüşlü adam, 15 Haziran 1919 günü Atatürk’e: “Paşam bütün Amasya emrindedir. Gazan mübarek olsun!” demiş, Atatürk’e tam destek olmuştu. Mustafa Kemal Paşa’ya Amasya’da destek verenlerin içinde yaşlı vaiz Abdurrahman Kamil Efendi de vardı. Atatürk Kamil Efendi’ye biraz düşünceli, biraz da gelecek endişesi taşıdığını ifade ederek: “Bu işte başarılı olmakta var, olmamakta var. İnşallah olacağız. Eğer olmazsak bizi asarlar, kelle gider, ne dersin?” diye sorar. Kamil Efendi: “Oğul, sen ki genç yaşta başını vatan millet uğruna feda etmişsin, benim bu ihtiyar kelle koy senin uğruna feda olsun” diye cevap verir. (Mehmet Kılıç, Amasya Tamimi ve Protokolü. s 60) Erzurum Kongresi’ni yapmak için Ilıca’da bulunan Mustafa Kemal Atatürk’ü karşılayanların başında, aynı zamanda “Vilayet-i Şarkiye Müdafaa-i Hukuk-u Milliye Erzurum Şubesi Başkanı” olan Müftü Abdurrauf Efendi i bulunuyordu. Bu Müftü Atatürk’ü çok iyi karşılamak için evden eve dolaşmıştır. Atatürk Sivas Kongresi’ni yapıp Ankara’ya dönerken Kayseri’de kendisini karşılayanların en önünde Kayseri Müftüsü (ki, bu Müftü de Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti’nin Kayseri Şubesi başkanı idi) Ahmet Remzi Efendi vardır. Atatürk’ün, Sivas’tan Ankara’ya gelişinden (27.Aralık.1919) sonra, Ankara’da kendisine destek verenlerin en başında yine bir din adamı var; Ankara Müftüsü Rifat Efendi (Börekçi). Börekçi Hoca da Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti Ankara Şubesi’nin Başkanıdır. Börekçi Hoca Atatürk ve çevresindekilerin maddi sıkıntı içinde bulunduklarını tahmin eder; kendisi ve eşinin ölümlerinde cenaze masraflarını karşılamak üzere hazırladıkları 1000 (bin) lirayı bir keseye koyar, Atatürk’ten izin alarak Mazhar Müfit Kansu’ya verir. Börekçi hocanın içeceği kahveye atacak şekeri bile olmayan Atatürk bu bin liranın imdatlarına yetişmesi üzerine: “Bize ALLAH yardım ediyor” der. O yıllarda Atatürk’e destek veren bir başka din bilgini Konya’da müderrislik yapan Sivaslı Ali Kemali Efendi’dir. Ali Kemali Efendi de Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti’nin Konya Şubesi başkanıdır. Ali Kemali Hoca Milli Mücadele’nin ateşli destekçilerindendir. Bu yüzden emperyalist işgalciler ile onların yerli işbirlikçilerinin husumetini üzerine çekmiştir. Rahip Fru ile ortak hareket eden Delibaş Mehmet’in çapulcuları Müderris Ali Kemali Efendi’yi 04.Ekim.1920 günü Konya sokaklarında sürüyerek, tüfek dipçikleriyle şehit ettiler. Şu birkaç örnek gösteriyor ki, Cumhuriyet’imizin kuruluşunda, Atatürk’ün çalışmalarında o günün din adamları ön saflarda yerlerini almışlar, Atatürk’ destek vermişlerdir. Sonuç: Atatürk’ün ve Türkiye Cumhuriyet’in yanında olmak aklın yoludur. Dün Atatürk ve Cumhuriyet’e karşı olan Dürrüzade Abdullah ve Mustafa Sabri gibiler düşmanın oyununa gelmişlerdi, işgalcilerle işbirliği yapmışlardı. İşbirlikçi ve bozguncu takımı her zaman için nefretle anılır. Türkiye Cumhuriyeti’ni, Türk ulusunu ve ulusal egemenliğimizi parçalayan, bizi başkalarının satranç tahtası haline getiren bütün düşünce ve uygulamaların geçerliliği olamaz. Hepimiz, Cumhuriyetimizin kazanımlarını kendi kazanımlarımızdan ayıramayız. Cumhuriyet Bayramımız kutlu olsun!

Portföy No
Ofis
G.M. Danışmanı
G.M. Tipi
İl j
İlçe j
Fiyatı j
 
ggg

Gayrimenkul Vitrini

ALICI İLE SATICININ YÜZ YÜZE GÖRÜŞÜP PAZARLIK YAPABİLECEĞİ TEK KURULUŞ.... DÜRÜSTLÜK, GERÇEKLİLİK VE GÜVEN ARIYORSANIZ, BU İNCELİKLERİN TEK ADRESİ... olan MORTGAGE-GEYSER' e Hoş Geldiniz.Mortgage-Geyser ile emlak ofislerini gezmeden güncel satılık ve kiralık gayrimenkul ilanlarına bakabilirsiniz. Gayrimenkul ofislerinin iletişim bilgilerine ulaşabilir, konut, işyeri veya arsa emlakları hakkında detaylı bilgi edinebilirsiniz.

Ticari Arsa / Satılık
Tömek-Bölgesinde, Çevre yolu cepheli Zazatın-Hanı yanı Ticari-Konut sahası Tömek-Zazatın Hanı/Konya
Satılık Fiyatı : 5 YTL
  
Ticari Arsa / Satılık
Ankara Yolu- Yeni çevre yolu Kavşağında, Çevre yoluna 300 m. cepheli Ankara Yolu/Konya
Satılık Fiyatı : 6 YTL
Daire / Satılık
Aydınlık-Anayol üzeri, kavşağa nazır, 330 m2. LÜX dublex Aydınlık-Selçuklu./Konya
Satılık Fiyatı : 185.000 YTL
  
Daire / Satılık
Fatih Işıklarda, 160 m2. 2 yaşında lüx daire. Selçuklu/Konya
Satılık Fiyatı : 90.000 YTL
Daire / Satılık
veysel karani de sancak mh 65 000 TL selçuklu/Konya
Satılık Fiyatı : 65.000 YTL
  
Konut Arsası / Satılık
Yukarı Pınarbaşı, 5. pafta, Sağırlar okulu arkasında, 14632 m2. arsa Yukarıpınarbaşı, 5. pafta/Konya
Satılık Fiyatı : 10 YTL
Daire / Satılık
Veysel Karani Caddesi, 145 m2. full arakat sıfırlar. Krediye uygunlar. Sancak-Veyselkarani Caddesi./Konya
Satılık Fiyatı : 60.000 YTL
  
Daire / Satılık
Fatih Mahallesi, Doğanyatağanlı Karşısında, 150 m2. lüx yapılı giriş katı. Selçuklu-Fatih Mahallesi./Konya
Satılık Fiyatı : 60.000 YTL
Daire / Satılık
Fetihkent Siteleri bitişiği, Gene site içinde, Bahçeli tip, Selmankent'de lüx kelepir, sıfır daire. 3/3 kat. Karatay-Selmankent/Konya
Satılık Fiyatı : 76.000 YTL
  
Daire / Satılık
Fatih-Işıklar, Koyuncu köşesinde, Kız Yurdu yanı. Selçuklu-Fatih Işıklar./Konya
Satılık Fiyatı : 55.000 YTL
Bağ-Bahçe ve Tarla / Satılık
Meram/Konya
Satılık Fiyatı : 6.000 YTL
  
Daire / Satılık
Migros Civarında, Anadolu Öğrenci yurdu civarı, Kaloriferli mükemmel bakımlı 2. kat daire. Karatay/Konya
Satılık Fiyatı : 50.000 YTL
GAYRIMENKUL DANIŞMANLARIMIZ
Mustafa UYSAL
Genel Müdür
Meryem ERTAN
Gayrımenkul Danışmanı-Sorumlu
G.M. İstatistikleri
G.M. Tipi S. K. D.
Ticari Arsa 16 1
Konut Arsası 15
Depo & Fabrika 2
Ofis & Büro 1
İşyeri-Mağaza-Dükkan 9
Petrol-Turistik Tesis 3
Daire 157
Villa-Müstakil 33
Komple Bina 9 1
Bağ-Bahçe ve Tarla 15
Kooperatif 4
Çiftlik-Tarla 8
Çiftlik-Besi Damı 3
Toplam 275 2
Genel Toplam : 277
AYIN GAYRIMENKULÜ
Depo & Fabrika / Satılık
Selçuklu /konya /Konya
Satılık Fiyatı : 5.000.000 YTL
YATIRIMCIYA
Çiftlik-Tarla / Satılık
ÇİFTLİK-Hayvancılk ve Tarım için, Konya İli Hudutları içinde Yaylalar Merkez-Karatay-Selçuklu/Konya
Satılık Fiyatı : 150.000.000 YTL

 

 

 

 
ANASAYFASATILIK GAYRIMENKULKİRALIK GAYRIMENKUL/ŞUBELERİMİZHAKKIMIZDAANASAYFACAZİPLEREMLAK ALIRKENİNSAN KAYNAKLARIİLETİŞİM
Aksaray Firma RehberiAksaray Portalı
© 2007 - 2008 Mortgage Geyser Gayrimenkul,İnşaat,Turizm ve İhracat Tasarım & Hosting Woox İnterActive Studions And Server Technologiesi